Anahtar Kelimeler: Çelik: Türkiye' darbe gündemi yoktur
1

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: Biz milletimize güveniyoruz

2

Pasinler'de İYİ Parti'li eski İlçe Başkanı Araz, Ak Parti'ye Geçti

3

"Prof. Dr. Ali Erbaş'a yönelik saldırılarını hadsizlik olarak görüyor ve kınıyoruz"

4

AK Parti Sözcüsü Çelik: Ankara Barosu hukuk devleti ve demokrasi ile mücadele etmeye girişmiştir

5

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş'tan Gezi Parkı olayları değerlendirmesi

6

AK Parti'de seçim tarihleri netleşti

7

Ömer Çelik'ten 'darbe' açıklaması

8

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK toplantısı sonrası açıklama



Çelik: Türkiye'nin darbe gündemi yoktur

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: "Türkiye'nin bir darbe gündemi yoktur fakat belli bir siyasi odağın iflah olmaz bir darbecilik gündemi vardır." dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında video konferansla gerçekleştirilen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, Siyasi ve Hukuk İşleri ile Ekonomi İşleri başkanlıklarınca sunumlar yapıldığını söyleyen Çelik, TBMM'de önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmalara ilişkin konuların görüşüldüğünü ifade etti.

Çelik, koronavirüs salgınıyla dünyadaki ve Türkiye'deki mücadeleyi, ulusal ve küresel siyasetteki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti.

"İnsan odaklı sağlık politikası"

Türkiye'de ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla hayata geçirilen şehir hastaneleri başta olmak üzere iktidarın ilk günden bu yana sağlık alanında gerçekleştirdiği devrimlerin hastalıklara müdahale açısından ne kadar hazırlıklı olduklarını gösterdiğini vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

"Bu durumu daha da güçlendireceğiz. İnsan odaklı sağlık politikası ve diğer politikaların geliştirilmesi konusunda daha yapacağımız, dünyaya örnek olacağımız çok iş var. Türkiye'de hemşirelik Safiye Hüseyin Elbi'nin Çanakkale Savaşı'ndaki faaliyetleriyle anılır. Kendisi ilk hemşire olarak anılır. Bu vesileyle çeşitli savaşlarda da yararlılık göstermiş ilk hemşireden bugüne kadar salgınlarda, normal günlerde yararlılık göstermiş bütün hemşirelerimizin gününü kutluyorum. Bütün sağlık personelimize minnettarız. Hemşirelerimizin profesyonel yetenekleri, vicdanları, insani hassasiyetleri, bu salgın günlerinde bir kere daha milletimizin takdirini kazanmıştır. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz."

Aşı dağıtımı ve küresel adalet

Çelik, virüsün kaideleri bozan bir istisna olduğunun her geçen gün daha da gözüktüğünü ifade etti. Sürecin, ekonomi, politika ve sosyal hayatla ilgili yeni bir döneme normalleşme sonrasında kapı aralayacağını anlatan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İnsana ve dayanışmaya dayalı bir küreselleşmenin nasıl olacağı ile ilgili tartışmalar bir toplantımızdan diğerine kadar kısa sürede büyük bir ivme ile güçleniyor. Küresel adalet talebi özellikle sağlık konusunda güçleniyor. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı da söyledi. Aşı bulunduğu zaman bunun herkese nasıl eşit dağıtılacağı, dünyanın en önemli küresel adalet taleplerinden bir tanesi olacak. Türkiye aynı şekilde kendi ulusal mücadelesini verirken küresel adalet talebine karşılık gelecek en yüksek performansı da gösteriyor. Şimdiye kadar Türkiye'den gerek bağış gerek nakdi yardım gerek satış için 131'e yakın ülke talepte bulundu. 76 ülkenin bu talebi Türkiye tarafından karşılanmıştır. Kardeşlerimiz Filistin halkına da en son 5 milyon dolarlık bir yardım gönderilmiştir. Aynı şekilde KKTC'den gelen koronavirüsle mücadeledeki başarı haberleri de son derece memnuniyet vericidir."

Darbe tartışmaları

Çelik, Türkiye'de koronavirüs günlerinden önce bir takım antidemokratik söz ve iddialar dalgası yükseldiğini aktardı.

Koronavirüsle durulan dalganın bazı muhalefet sözcülerinin bunu dile getirmesiyle yeniden yükseldiğine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

"CHP'den geldi maalesef bu. Bugünlerde bile milletimizin temel değerlerine saldırma konusunda bir şekilde hız kesmeyenlere cevap verme zaruretimiz de kaçınılmaz oluyor. Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz gibi en yüksek siyasi değerlerimize yapılan bu saldırı karşısında tabii ki susamazdık. 'Bu hükümet seçimle ya da başka şekilde gidecek.' diyerekten ya da daha önce örneklerini burada saydığım şekilde doğrudan bu imalarda, antidemokratik iddialarda bulunarak konuşanlara maalesef ne partilerinin genel başkanlarından ne de yöneticilerinden bir uyarı gelmedi. Tam tersine destek açıklamaları geldiğini gördük. Biz de bunun karşılığında milli irade ve demokratik namusu hatırlatmak zorunda kaldık. Bu hafta bu yalan doruk noktasına ulaşmış durumda. 'Hükümet memleket meseleleri konuşulmasın diye darbe tartışması açıyor.' gibisinden akla hayale gelmeyecek bir siyasi yalan ortaya atıldı. Esasında tartışmayı başlatan biz değiliz. Antidemokratik sözleri söyleyenler ve Türkiye'ye çok ağır bedeller ödetmiş bu iflah olmaz ajandalarından vazgeçmeyenlerin tekrar bu konuları bu derece çirkin bir şekilde gündeme getirmesine dönük olarak demokratik namusu, milli iradeyi hatırlatan cevaplar verdik."

"Memleket meselelerini konuşturmuyorsunuz" eleştirisi

Ömer Çelik, memleket meselelerine konuşmaya mecali olmayanların, demokratik üslup ve anlayış içinde, memleket meseleleriyle ilgili 3 paragraflık öneri getiremeyenlerin, antidemokratik ya da ihtirasa savrulmuş cümle kurmadan 5 dakikalık bir konuşmayı dolduramayanların partilerini, hükümeti suçladığını vurguladı.

Tartışmayı önce muhalefetin açtığını söyleyen Çelik, sürekli olarak bu tartışma açılarak esasında Türkiye'de olmayan bir gündemin ülkenin gündemi haline getirilmeye çalışıldığını aktardı.

Söylemlere cevap verdiklerinde "Siz bu darbe meselesini konuşarak memleket meselelerini konuşturmuyorsunuz." eleştirisiyle karşı karşıya kaldıklarının altını çizen Çelik, "Kronolojisine baktığımızda çok uzun zamandır, aylardır aynı dalga kendisini Meclise, hükümete saldırı ve rejim tartışması açarak ya da seçim dışı yollarla hükümet götürmekten bahsederek devam ettiriyor." ifadelerini kullandı

 

 

''Türkiye'nin darbe gündemi yoktur''

Darbe tartışmalarına ilişkin Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Darbecilik gündemini, gündeme getirerek, şu anda Suriye'de büyük bir misyon icra eden, Doğu Akdeniz'de hak ve menfaatlerimizi koruyan, Libya'daki durumu yakından izleyen ve son derece yoğun bir şekilde terörle mücadeleye katkı veren Türk Silahlı Kuvvetlerine de atılan bir iftira. Bundan sonra devam ediyorlar, kendi getirdikleri gündemden sonra diyorlar ki darbe tartışmasını gündeme getirip, ondan sonra darbeye karşı niye almıyorsunuz deyip, Savunma Bakanınızı görevden alın diyerekten yeniden bir kaos siyasetine, yıkım siyasetine oynadıklarını gösteriyorlar, ellerini açık ediyorlar. Türkiye'nin bir darbe gündemi yoktur fakat herkesin bildiği belli bir siyasi odağın iflah olmaz bir darbecilik gündemi vardır, bu net." 

Parti Sözcüsü Çelik, Türkiye'de demokrasinin yerleşik olduğunu ve hükümetin iş başında olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Hükümet işinin başında olduğu gibi bütün kurumlar anayasal çerçeve içerisinde görevlerini icra etmektedirler. Türkiye'nin iyiliği için üretmeye, Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumak için görev yapmaya devam etmektedirler. Bize hem darbecilik tartışması açıp arkasında da darbeye karşı tedbir al diyenlere söyleyeceğimiz tek şey, Türkiye'nin anayasal sistemiyle, rejimiyle ve demokrasinin işleyişle bir sorun yok. Tedbir alınması gereken tek şey, bu iflah olmaz zihniyetin nasıl iflah edileceği, nasıl sağlıklı hale getirileceğidir." 

"Büyük memnuniyet duyuyoruz"

Gençlik ve Spor Bakanlığının gençlere dağıttığı kitaplarla ilgili tartışmalara ilişkin Çelik, şunları söyledi:

"'Türkiye'nin büyük mütefekkiri Türkiye'nin büyük şairi Sezai Karakoç'un kitapları niye dağıtılıyor?' diye Gençlik Bakanlığına eleştiri getirmeye çalışıyorlar. Biz bakanlığımızın Türkiye'nin büyük mütefekkiri ve büyük şairi, hem Türkiye'nin hem dünyanın büyük değeri Sezai Karakoç'un eserlerini gençlere ulaştırmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz ve gurur duyuyoruz. Bunu açık ve net bir şekilde söylemek isterim. Herhangi bir kitaptan herhangi bir cümleyi çekerek bir mütefekkiri yargılamaya kalktığınızda dünyada hiçbir mütefekkiri savunamazsınız. Esas olan eserlerine bütünsel bir biçimde bakıp bu kişilerin, bu büyük değerlerin insanlık için, gelecek için geçmişimizle kurdukları bağ, bugünümüzle kurdukları var, geleceğimizle kurdukları bağ bakımından neler söylediklerine bakmaktır. Aynı şekilde Gençlik ve Spor Bakanlığı, Edip Cansever'den Turgut Uyar'a, Tanpınar'ın eserlerine, düşünce hayatımızın zirvesi Cemil Meriç'e kadar büyük bir yelpazede gençleri kitapla buluşturuyor. CHP'nin içerisinden birilerinin Sezai Karakoç'u hedef almasını anlıyoruz. Çünkü başka bir şeye mecalleri yok."

Ömer Çelik, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının Afrika'da kurtardığı İtalyan vatandaşı Silvia Constanza Romano'a ilişkin, "Türkiye'den bununla ilgili yardım istenmesiyle birlikte, MİT kendi istihbarat kapasitesiyle olaya dahil oldu ve o genç kızın kurtarılmasında temel bir rol oynadı. Buradan İtalya ile her zamanki dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz. O genç kızın ailesine selamlarımızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Dünyanın her yerindeki insani misyonlarımızı yerine getirmenin bir örneği olarak MİT Başkanlığına bu gerçekleştirdiği operasyon yüzünden tebriklerimizi iletiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 "Bizim açımızdan asla kabul edilemez"

Libya'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini dile getiren Çelik, "Bir kere şunu ifade etmek isterim ki elçiliğimizin yakınına düşen bu roket bizim açımızdan asla kabul edilemez. Herhangi bir şekilde oradaki misyonlarımız ve insanımız hedef olursa Hafter güçlerini, bu darbeci güçleri bundan sonra meşru hedef kabul edeceğimizi açık bir şekilde söylüyoruz. Herkes yapıp ettiklerine dikkat etsin herhangi bir şekilde Türk hedeflerinin Türk misyonların hedef alınması demek kendilerini bizim için meşru hedef haline getirmeleri demektir." diye konuştu.

Çelik, Suriye'deki ateşkesin sağlanmasına yönelik çalışmalara yönelik, "Kalıcı ateşkesin sağlanması demek hem bundan sonrasında ki istikrarın sağlanması demektir hem Türkiye'deki göçmenlerin oraya dönme imkanın ortaya çıkması demektir. Ayrıca şunu da ifade etmek isteriz Suriye'de Anayasa çalışmaları devam edecekse İdlib bölgesinde kalıcı ateşkesin sağlanması buna en büyük katkıyı ve en büyük enerji verecektir." değerlendirmesinde bulundu.

"Güçlü normalleşme dönemlerine ulaşacağız"

Koronavirüsle mücadeleye ilişkin Çelik, şunları kaydetti:

"Bu geldiğimiz noktanın bir rehavet oluşturmaması lazım. Bu işten tamamen kurtulmak için tedbirlere uymaya devam etmemiz lazım. Maalesef televizyonlarda haberlerde sosyal mesafe kuralına uymayan bazı vatandaşlarımızı görüyoruz. Ya da sosyal mesafe kuralına uysa bile maske kullanmayan vatandaşlarımızı görüyoruz. Şunu unutmayalım, bu mesele geçmiş değil bu meselede ki eğrinin azalmasına bağlı olarak bu normalleşme adımlarını atıyoruz. Bundan sonrasında dikkat etmemiz gereken şey tedbirlere ne kadar uyarsak, sokağa çıkma yasağı ile ilgili konularda ne kadar titiz olursak sosyal mesafeye ne kadar uyarsak ve en önemlisi maske takmak gibisinden kuralları ihlal etmezsek daha güçlü normalleşme dönemlerine ulaşacağız. Aksi takdirde bunları ihmal eder de her şey bitmiş gibi davranırsak maalesef yeni sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliriz."

Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyen Çelik, "Ailelerine sabırlarımızı iletiyoruz. İyileşip şifa bulanlara da hayırlı ömürler temenni ediyoruz. Allah herkese sağlık versin, başta yaşlılarımız olmak üzere. İnşallah daha güzel günlerde hep beraber olacağız." ifadelerini kullandı.