Enver GÜLER


Boş teneke tıngırdar, boş çuval ayakta durmaz, boş kaşıkta ağza uymaz.

Ruhun akılın, Maneviyatın dostluğun olmadığı yerde insan oğlunda sadece( et, kemik,ve sinir vardır.) Oda zaten kasapta var.


Sevgili  Okurlarımız;

Akıl, kişiye ve bilene sermayedir. Müspet akıl, zıvanadan çıkıp, zıplamaz, hoplamaz dolayısıyla gidip de çengele takılmaz. Bu nedenle, akıl başta olursa, (evin, eşin, dostun, işin, yurdunda huzur ve güven bulur.) Gönül her ne kadar padişahım dese de akıl, yol yordam bilen, düşünen, azda özü arayan, ciddi bir vezir gibidir. 

Bundan böyle, akıl firengistan, saltanat Hey hey olursa düşünce de fren patlar, atılan hiçbir taşta yerini bulmaz., boş teneke tıngırdar, boş çuval ayakta durmaz, boş kaşıkta ağza uymaz. 

Akıl olmazsa başta, Ne kuru da biter nede yaşta  Bizde buradan hareketle akıl hocalığı değil, akıl konusunu sadece ve sadece aklımız ölçüsünde yorumluyoruz. Dolayısıyla, herkes akılını bilir, derecesini de yaşantısını da örnekleriyle gösterir. Burada bir başka önemli konuda Akıllı geçinmek ayrı, Akıllı olmak ise farklı şeylerdir.

Sevgili okurlarımız;

Dost dostunun her zaman güvenini, itibarını,kişiliğini,otoritesini,namus ve şerefini korur. Rasgele sözlerle, Kabe gibi sapa sağlam duran dostluk abidesinin yıkılmasına müsade etmez. Dost dostunun her zaman duacısıdır Sağlığında da, ölümünden sonra da onları rahmetle anar;

Sevgili  Okurlarımız;

Akıl var, izan var, akıl var, yakın var. Akıllar pazara düşmüş, herkes kendi aklını beğenmiş. Bu nedenle, herkes aklıyla bin yaşasın, bir gerçekte odur ki akıllı düşman, akılsız dosttan iyidir. Bunun içindir ki akıllı düşmandan ziyade, akılsız dosttan korkulur. 

Gerçekleri düşünen akılda iki kere aldanmaz. Bir gerçekte, akıllılar edebi, edepsizden öğrenirlermiş. En önemlisi de düzgün, olgun, dolgun akıllıya benlik yakışmaz.

Akıllıyı arkada , Akılsızı klavuz yapan kafada pek tabiiarıza vardır. Nitekim, Serseri ve terbiyesiz iti, yol kocaltırmış. Halkın değimiyle (Akılın yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol, Ondan sonrada Allah korusun belenı bul) İnsan odur ki aklıyla görür, kalbiyle işitir.

Akıl bazen şuur altından vur dese de insan kalben düşündü mü, o ses harekete geçer, bir anda dur der. Buradan hareketle, Aklın esiri olan bir kalp sevilmez. Gel geç aklın tüm işi(Altı sattı, suya battıdan ibarettir.) Alimin Cahile sözü acıdır, Ruz-i kıyamette başının tacıdır.

Sevgili  Okurlarımız; 

307 - 370 yılları arasında yaşamış, olan Keykavus (kavus) en büyük eseri olan kabus namede şöyle diyor; "Dostlukta kişi rahattır ve aşıklıkta zahmettir. Dostun ve düşmanın işinden gafil olma. Belki dostun kimdir ve düşmanın kimdir? Pes eyi, yavuz deme eyilik et, dostuna dahi, düşmanına dahi ki  eyilikte çok düşmanlar dost oluptur, dost edemezsen iyilikte, pes elin ericek mukafat et yavuzluk ile kiululuk bununla hostur ki dosta ve düşmana eyilikle ve yavuzlukla mükafat edeler."

Sevgili  Okurlarımız;

Örneğin; İnatla okumuyor,öğrenmiyor,sormuyor,düşünmüyor veya okumuşta bütün bu okuduklarını da aklını, fikrine, gönlüne, kalbine sindirememiş, Dolayısıyla ne kendisine, ne de başkasına faydalı olamayan kafanın korkuluktan ne farkı vardır?

Ancak burada bir konuyu, unutmayalım. İşine geldiği zaman çok güzel, yani menfaatine gelince bütün yollar mubah? Oldu mu?

Sevgili Okurlarımız;

Aletsiz, faydasız, bilgisiz, seviyesiz aklın, bu nedenle ne tahsili, ne terbiyesi ne de hüneri olmaz. Aklı şer, aklı şeytan olanla kabak ekenin, kabak başında patlar. Dikkat ederseniz, ekinler de altın başakların boynu eğiktir. Çünkü, kelle hem olgun, hem de dolgundur. Netice itibariyle akıl açısından hareket edersek, boş teneke tıngırdar, boş çuval ayakta durmaz, boş kaşıkta ağza uymaz. 

Ruhun akılın, Maneviyatın dostluğun olmadığı yerde insan oğlunda sadece( et, kemik,ve sinir vardır.) Oda zaten kasapta var.