Cevdet ÇELİK


Afetmi uyarımı

(Allah'ım Sen bizi doğruluğa ilet, afatından koru. Geçmiş olsun Türkiyem)


Gün geçmiyor ki kötü bir olay yaşamayalım.
Her gün acı haberlerle güne başlayıp acı haberlerle noktalıyoruz.
Henüz 2020 yılının ilk ayını geride bırakmamıza rağmen ülke olarak öyle büyük acılar yaşadık ki adeta 'Felaketler Yurdu'na döndük.
Depremler;
Yurdun dört bir yanından gelen deprem haberleri insanları büyük endişelere sürüklerken,  Elazığ depremi onlarca insanın canına mal olmuş, yüzlerce yaralı, yüzlerce hayvan telef olmuş, yüzlerce ev yıkılmış derin acılar bırakmış.
Şehitler;
Hem ülke sınırları içinde hemde dışında gün geçmiyor ki şehit haberi gelmesin. Öyle ki toplum için adeta bu haberler bir yerden sonra sıradanlaştı. Her gün farklı yerlerden gelen şehit haberlerine alıştık.
Tecavüz;
Özellikle son birkaç yıldır çocuklara tecavüz olayı artışı yaşandı. Öyle bir boyut aldı ki beşinde beşik sallayan bebeklere tecavüz edilmesine kadar, kızına, kardeşine, yeğenine, gelinine, itine, ördeğine velhasıl akla gelen herşeye kadar tecavüz aldı başını gitti.
Arsızlık, hırsızlık, namussuzluk, kin, nefret, derken
Son olarak Van'da çığ felâketi. Onlarca asker ve sivilin can kaybı
Ve büyük bir felakete ramak kala Sabiha Gökçen'de bir uçağın pistten çıkması.
Olaylara bakılınca küçümsenmeyecek afetler zinciri aslında.
Peki bunların bir çoğunu doğa olayı diyerek geçiştirmek  mümkün mü?
Aslında HAYIR.
Çünkü bizler hem milli hemde dini bağları güçlü bir milletiz özümüzde.Bunu yaşanan birçok felakette birlik ve beraberlik dayanışması ile gösteriyoruz.
Ama!
Yaşanan her felâketi ertesi gün unutup, yeniden birbirimize düşüyoruz. Bunu son zamanlarda biraz daha sıklaştırır hâle getirdik.
Birbirimizi ötekileştirdik, hainleştirdik, cahilleştirdik, gavurlaştırdık, ilahlaştırdık.
Haram olan bir çok şeyi helalleştirdik, helal olan bir çok şeyi haramlaştırdık.
Faizi normalleştirip Allah'a savaş açtık,
Küçücük kız çocuklarına tecavüz edip cahiliye devrini aştık,
 Baba kızla, dayı yeğenle, abi kardeşle zina yaptık,
 Abisinden hamile kalan kız kardeşlere alıştık,
 Evli insanlarla yaşamayı hoş, evliliği yok saydık,
 Müslümanız dedik, Allah'ı unutup paraya taptık,
 Kur'an'ı unutup incille yatıp tevratla kalktık,
 Velhasıl biz büyük bir bataklığa saplandık.
Çıkılır mı?
Çıkılır. Umudumuz var. Umudumuz var amma takadimiz yok.
Çünkü bizler
 Sorun ürettik çözüm üretmedik.
 Birbirimizi yedik bitirdik rahat edemedik.
 Suçu hep başkasında aradık.
 Şeytan doldurur dediğimiz her silahı biz kuşandık,
 Olanların hiç birinden ders çıkarmadık.
Biz bizi biz yapan değerlerden uzak kaldık.
Ne güzel anlatmış oysaki rahmetli Ozan Arif bizi bir şiirinde.

Müslümanlar neden böyle perişan?
Sebep ne arayıp soruyorumuyuz?
Bu işin sebebi bence Müslüman,
Acaba farkına varıyormuyuz?
.....
İslamın şartı beş imanın altı,
Diyerek izleriz her türlü haltı,
Aklımıza gelmez toprağın altı,
Emaneti sağlam koruyormuyuz?
....
Birbirine düşman zenginle fakir,
Birinde hamd eksik birinde şükür,
Hepimizde ayrı değişik fikir,
Birlikte üç adım yürüyormuyuz?

Elin gözündeki çöpleri tek tek,
Görüp gösteririz kaçırmayız pek,
Kendi gözümüzde mertek var mertek,
Biz bizdeki suçu görüyormuyuz?
.....
Kitabımız Kur'an ilim kokuyor,
Kaç müslüman günde açıp okuyor,
Okuyan da işte öyle okuyor,
Manasına kafa yoruyormuyuz?

(Allah'ım Sen bizi doğruluğa ilet, afatından koru. Geçmiş olsun Türkiyem)