Emine PİŞİREN


BANA KÜSENLERİ HOŞ GÖRÜYORUM!...

.


Kıymetli Sayfa Dostlarım, Sevgili Takipçilerim,

Ne olur, "sizi beğenmiyorum" düşüncesine kapılıp lütfen bana kırılmayın. Ve önyargılı sitemler etmeyin.
Sayfam çok yoğun ve kalabalık. Çoğu gözümden kaçıyor.
Asıl olan şudur ki, her dakika burada bulunamıyorum.

Gerçek şu ki, sanal arenada ne sizin için ne de şahsım için "beğenmek veya beğenilmek" söz konusu değildir.

Goethe'nin dediği gibi,

 " Övgü pis kokar." 
Ve Konfücyüs Alman bilgeye ne hoş  ve ne zarif eşlik eder:

" Övgü küçük insanların, tenkit üstün insanların arzusudur."

Bu sanal arenada asıl olan;
 " Beğeni, Kırmızı kalp, Öpücük, vs..." emojilerine dokunmak değildir.

Ne önemlidir ve değerlidir biliyor musunuz?

Uzun/ yakın süredir göremediğiniz sevdiğiniz, önemsediğiniz dostunuzun, takipçinizin "varlığını," size hissettirmesidir.

Bir emoji bize şu duyguyu hissettirir:

"Ben varım, sende varsın!"

Dijital dünyamızda ikonlarla( emoji, dedikleri) bunu ifade edebiliyoruz.
Şahsen o dostu, takipçimi, yeni konuğumu hissetmek beni mutlu ediyor.

O an ne yapıyorum biliyor musunuz?

Hemen, sayfasına koşuyor gözlerim. Neler yazmış, hangi dıygularda, vs onu ilgiyle okuyorum.

Çünkü her an burada değiliz.
Yokluğumda sorumlu olamıyorum. Sakın sizi/ sizleri gözden kaçırdım, düşüncesiyle bana septik atıflarda bulunmayın!..
Ve beni ihmalkâr biri olarak da yargı defterine yazmayın. 

Bir de takdir ederseniz;
Sayfamda 5 bine yakın güzel insan var. 
O gün sizlere 1 dakikamı ayırsam bu 5 bin dakika eder.
Onca zaman, benim tek noktaya takılıp uykusuz kalıp, beyin yorgunu olmamı istemezsiniz değil mi?

Sonuç olarak;

İnanın, istemeye istemeye bende her gün "yeni dost kabulü için" bana verilen sayı kotamı çekinerek azaltıyorum.
Bana kırılıp, darılanlar oluyor. Ve alınıp gidiyorlar. Onların gitmelerinin günahını, Facebook yönetimine yüklüyorum.
5 bin sınırı koymuşlar.

Her birinizi ayrı ayrı selamlıyor; sevgi ve saygılarımı sunuyor,

VE BANA KÜSENLERİ HOŞ GÖRÜYORUM...

Esen kalın.
Ve dostça kalın.

Emine Pişiren/ Kocaeli