Mehmet ŞENER


Erzurum Baro Başkanlığı seçimi…

Erzurum Barosu, oldum olası Türkiye’nin en önemli barolarından biri olmuştur.


İstanbul, Ankara, İzmir ve daha birçok baronun aksine Erzurum Barosu, siyasetin “sağ” cenahında yer aldı.

Rahmetli Abdulkadir EryurtErzurum’un gelmiş geçmiş en etkili ve değerli baro başkanlarından biriydi.

50’li yıllarda milletvekilliği de yapan Abdulkadir Bey, öyle çaplı bir adamdı ki, adliyede hakimler de savcılar da, avukatlar ona saygı duyarlardı.

Tıpkı tabipler ve mühendisler odaları gibi barolar da toplumsal hayatın vazgeçilmez bir organıdır.

Bu sebeptendir ki hangi il’de olursa olsun baro seçimleri kamuoyunun gündeminde kendine ciddi yer bulur ve insanlar bunu konuşup tartışır…

Biz de öyle yapıyoruz…

Mademki Erzurum Baro Başkanlığı seçimi yaklaştı, o halde bakalım ki kim başkanlığa aday, seçim nasıl bir atmosferde geçiyor?

Değerli kardeşimiz Talat Göğebakan, üç dönemdir Erzurum Baro Başkanı

Yeni dönem için de aday…

Şu ana kadar üçüncü bir ismi duymadık. Biliyoruz ki Erzurum Baro Başkanlığı’na bir de yine çok değerli kardeşimiz Mesut Öner aday…

Talat Bey’i olduğu gibi senelerden beri Mesut Öner’i de yakından tanırız.

Gerek hukuk bilgisi, gerek ahlaki yapısı ve gerekse duruşu ile hakikaten adam gibi bir adamdır.

Talat Göğebakan da sağ siyasi ekolden biri Mesut Öner de…

Yani bu seçimlerde görünen o ki aynı mahalleden iki arkadaş çekişecek.

Erzurum Barosu bir dönem ne yazık ki FETÖ’nün tetikçilerine kaptırılmıştı.

Bereket versin ki Erzurum’un avukatları bu “iş kazası”ndan kısa sürede kurtuldular…

Geçtiğimiz gün Mesut Öner geldi sağolsun ziyaretimize… Yanında benim can dostum avukat Hüseyin Çetinkaya ile…

Onlara da söyledim, “Ben Talat’ı severim” diye…

Ama aynı ben, Mesut’un da çok iyi bir baro başkanı olacağına canı gönülden inanıyorum…

Eğer avukat olsaydım, oy kullanmak durumum olsaydım, nasıl bir tercih yapardım bilemiyorum.

Ama size samimi olarak söylüyorum, Mesut Öner de, Talat Göğebakan kadar bu başkanlık işini şereflice yapar.

Öteden beri ısrarla bir hususu savunuyorum:

Bu tür görevlerde olan kimseler iki dönemden haydi üç dönemden fazla olmamalı…

Madem bu görevler bir bayrak yarışı, o halde başkaları da o yarışa dahil olsun…